Tek’erlek – Adem’in Yolu Bölüm 14 (Marakeş)

Çılgın bir yağmur, Çöle gelişimiz yanında promosyon olarak bereketide getiriyodu. Nereye gitsek üzerimizden ayrılmayan bir yağmur bulut vardı. Kendimizi ya peygamber yada lanetlenmiş ilan edecektik ki, bir mercedes durdu ve bizi arabasına aldı. 

Artık Bize katılmış İngiliz Flamingo sundan ötürü otostop başarı kurumuz tlye karşı üç kat değer kazanmıştı. Bir pound hanımla olmak, anadolulunun tl gençleri açısından büyük bir ekonomik destek oluşturuyordu. Bizde bu desteği fark edip,bir umut vesilesiyle ortaya bir soru fırlattık.

Araba kiralayalım mı ? 
Daha yeni kyk’dan çıkmış sımsıcak öğrenim kredisini, Fasta bir araba şirketine yatırmak çok güzel bir fikirdi.Hayattan bir şeyler öğrendiğimi kanıtlayan davranışlar sergileyip, fırsatı değerlendirdik.

JBL ler açılmış, müzik son ses!  Yolculuğa bir konfor ve özgürlük rengi saçılmıştı. Artık istediğimiz yere istediğimiz zaman gidebilirdik. Uzun vadede hedefimiz uçsuz bucaksız, susuz ıssız çöle ulaşmaktı.Arabanın arkasında Peynir sigarayı kıvırıyor, yanımda Flamingo, Reggie müzikle dans ediyor ben ise virajlarla ve doğal tümseklerle dolu dağ yolunda motor hafızamı güçlendirmek ile uğraşıyordum. 
Gün boyu yoldaydık, taksicilere karşı empati geliştirmeye başlamıştım ki yanda avokado satan bir seyyar manav gördük.(Memlekette her şey seyyar) Flamingo İngiltere de avakadonun tanesine 3 pound verdiğinden ötürü, Fastaki ucuz avakadoları görünce çılgına dönüyordu. İngiltere de bir avakado için harcanan paraya Fasta 2-3 kişilik kallavi bir yemek yenilebilirdi.

Ülkelerin alım gücünü oranlamanın en iyi yolu big mac indextir. Herhangi iki ülkede, big macin fiyatının ne kadar olduğunu inceleyip, ülkenin alım güçlerini kıyaslayabilirsiniz. Mc donalds, ülke ekonomi hesaplamaları üzerinden,bölgeye özel bir fiyatlandırma yapmaktadır.

Fas’ta bir big mac 2 dolar İngiltere de ise 5 dolar. Bu da demek oluyor ki İngiltere Fastan yüzde 150 daha pahalı veya bir diğer bakış açısıyla,Fas İngiltere den yüzde 150 daha ucuz. Ekonomi bir mevsim gibidir. Hangi ülkeye giderseniz oranın coğrafi ve özel konumundan ötürü farklı bir havası vardır. Ülkelerin ekonomileri de soyut bir hava akımı gibi sürekli sizinle temas halindedir. Siz para ile temasta olmasanız bile ekonominin etkisi altındasınızdır.Neredeyse bütün ülke politikaları, kültürü, yeme-tüketim alışkanlıkları …. ekonomi ile kuvvetli bir bağ içerisindedir.

  Örneğin modern toplumlar bireysel bir kültüre sahiptir. Aileden çok birey ön planda ve hayat seçimleri bireyin isteklerini tatmin etmek üzere kuruludur. Bu durumun temeline baktığımızda ekonomi ile ilişkisini göreceksiniz. Bunu sağlayabilmek için bireyin öncelikle ekonomik bağımsızlığını sağlaması gerekmektedir.Modern toplumların  ekonomik yeterlilik konusunda daha güçlü olması, bireyci kültürün oluşumunu beslemektedir.

Bunun dışında, paradan çok ayrı tuttuğumuz sevgi konusuda inceleyebiliriz.Hofstede ‘ in collectivism ve individualism başlıklı kültürler arası incelemelerinde, doğuya ilerledikçe Kollektivist  kültürüne verilen değer artmaktadır. Ağır kolektivist toplumların evliliklerini incelediğimizde çiftlerin aileler tarafından belirlendiğini ve evlenecekleri gün tanıştırıldıklarını görürüz.Hayatlarını beraber sürdürecek bu insanların ilişkilerinde bile kültürün ve dolaylı yönden ekonominin etkisi vardır.

Şuan bu yazıyı okuyan belirli kitleler, kendi ekonomik düzeylerinin etkisi ile geliştirdikleri algılayış biçimlerinin izin verdiği ölçüde anlamaktadır.İnce ince her bilişsel ve davranışsal süreçlerimize kadar işlemiş bir kavram ile karşı karşıyayız. Ekonomi. (Yalnız şuna da değinmek isterim ki çoğu seçimlerimizin temel sebebi ekonomi olduğunu belirtmek, tek sebebi ekonomi olduğunu belirtmekten farklıdır.Bahsetiklerim davranışlarımızın ve seçimlerimizin ekonomik neden sonuç ilişkisidir.)

Arabayı bir kenara çektik,(tabi çöl bir kenara sahip değildi, doğanın geometrisi karmaşık ve katastrofikdi. ) Geceyi arabanın yanına kurduğumuz çadırlarda geçirdik. Flamingo hanım ile aramızda anlaşılması güç bir etkileşim vardı, biraz garipti.Ancak garip olmasından dolayı bir sorun yaşamıyordum.Durumu öyle doğal kabul edip, durumun kafamı kurcalamasına izin vermiyordum.

Gelen tutumların, ben ile organik ve süreçsel bütünleşmesini izliyordum. Tutum içinde olan kişi tutumu ile iletişimin  kaderini belirliyordu. Kendi duygusal karmaşasını bana sunan biri,kendi duygu karmaşası ile karşılaşıyordu. İnsan ruhunu teşkil eden fikrin objesi, yansımasıyla tanışıyordu.Genel hedefim kabul, yargılamamak olduğundan ötürü durgun bir göle dönüşüyorum (çabalıyordum) ve filiyat sahipi yankılarını olduğu gibi gözlemleyebiliyor. 

Sadece bekledim, aramızdaki iletişimi bekledim. İstemedim, bekledim.

Sonra gece geldi, Siyah peleriniyle 
kükredi!  ağzından beyaz beyaz tükürükler saçıldı göğe.Böylece yıldızlar geldi

Bu sefer pelerinli dev, daha devdi.Yada yer daha cüce, kum.
İlizyonuma düşen ışık parçaları sanki biraz daha azalıyor ve ben kalanları daha çok görüyordum. Şimdi siyah pelerinli dev daha karanlık, tükürükleri ise bir o kadar daha aydınlıktı.

Yere bir avuç daldırdım, kum tanelerini tuttum. Bunca zaman buradaydı, benim avucuma girmeyi beklemişti. Özenle seçtim o avuç dolusu kumu. 

Sonra düşündüm.Tarihi yapıları gezen turistleri,
Yapılarda mükemmel tarihi görüp iç geçirenleri.
Constantin! yüzlerce yıldır, birçok medeniyete yuva olmuş! Muazzam bir tarih.Her sokak köşesinde başka ağızlar ,başka dillerle ses bulmuş.

Sonra elime baktım; elimden, bir bir evine kaçan kum tanelerine…

Dünyanın tarihini görmüştü bu kum taneleri, Önceleri büyük bir kayanın bir parçasıydı,şimdi ise bir kum. Elimde tuttuğum tarih en yüce , en bilinmez ve dünya için en eski tarihti. Kum ! Cevherin yeryüzündeki nesnesi.Kendi kendisinin nedeni !Evet çöldeyim!

You May Also Like

Çölde Bir Damla – Adem’in Yolu Bölüm 16 (Marakeş – SON)

Rainbow – Adem’in Yolu Bölüm 15 (Fas)

Sar’hoş – Adem’in Yolu Bölüm 13 (Marakeş)

Yor’gun – Adem’in Yolu Bölüm 12 (Fas)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir