Yeniler – Genç Erdem 2 (Roma)

Ay gece nöbetini tutmuş yerini güneşe devrediyordu. Metro istasyonu yakınlarında güne hafif bir yorgunlukla selamladım. Bütün geceyi Juanla geçirmiştim. Uyumadan kendimi havalimanına attım. Havalimanında uzanacak bir yer ararken prayer room u gördüm. Kendimi Mescide attım, uçuşum öncesi güzelce bir kestirdim.

Konuştuklarımızı düşünüyor kafamda tartıyordum ve aile müessesesini inceliyordum.
Aile nedir? Ebeveynlerin ne tip sorumlulukları vardır? 

Belki Herman Hesse’in Siddhartha kitabını okumuşsunuzdur. Buda nın babası ile yüzleşmesi ve kendi baba olduğunda çocuğunun onun ile yüzleşmesi. Kendisinin babasından beklediğini oğlu bir gün ondan isteyecekti. İstenilen şey ise özgürlük. Dünya da ne kadar insan varsa o kadar yol vardır. Milyonlarca yol olan bu kutsal düzende, yollarımızı paylaştığımız zamanlar olacaktır fakat yollarımızı belirlenmesi yolda yürüyenin sorumluluğundadır. Anne veya Baba çocuğun hayatı deneyimlemesine engel olursa bu çocuk nasıl hatalarından öğrenecek? Anne, Baba arkadaş olmadığı sürece bir rol olarak çocuğun hayatında olduğu sürece çocuk her zaman dürüst olamayacaktır. Sağlıksız yalanlar üzerine kurulu bir ilişki. Çocuk en yakınına kendi kişiliğini yansıtamazsa, düşüncelerini yanlış aile rolüne boğulmuş ebeveynlerine karşı paylaşamazsa nasıl bir ilişki oluşur? Ebeveynler çocuklarını bir boyama kitabı gibi görüp istediği renge boyamaya devam ettikçe, nekrotik çocuklar büyümeye devam edecektir. Zeki insan her an öğrenebilen insandır. Zeki bir ebeveyn ise bugüne kadar kirli travmatik bir geçmiş yaşadığının farkında olan ve tertemiz saf çocuktan öğrenmeye çalışandır. Bazı yoga pozları bile bebekleri gözlemleyerek oluşturulmuştur. 

Düşüncelerden düşüncelere atlarken kendimi İtalya Roma da buldum. Heyecan dorukta bavulumu almak üzere uçaktan ayrıldım. Bavulu bekliyorum. Bavulu bekliyorum. Bavulu bekliyorum. Bu eylem 1 saat kadar sürdü her geçen saniye kümülatif olarak üzerime biniyordu. Genç Erdem büyük bir sorunla karşı karşıyaydı. Hemen görevlilerle görüşmeye gitti. Çat pat İngilizce bilen İtalyan görevliler neredeyse beni takmıyordu. Bütün seyahatimi eşyasız sürdürmek zorunda kalmak istemiyordum. Görevliye durumu anlattım ve görevli bana bir mail ve bir telefon numarası verdi. Kayıp kaydı oluşturmuştu ve bu numaradan onlara ulaşabilirmişim. Olayın şaşkınlığı hala üzerimdeydi ve tıpış tıpış eşyasız ayrıldım havalimanından. 

İşportacı bel çantası belinde roma şehrini geziyordu. Genç Erdem arkadaşlarının roma hakkında söylediklerini düşünüyordu. Roma tren istasyonunun etrafındaki zenciler çok tehlikeliymiş. Kendisini hemen getto mahalleye atan Erdem kafasındaki algıyı test etmek adına oralarda dolaşmaya başlamıştı. Geniş geniş yürüyen salaş kıyafetli siyahi arkadaşlar hiç de öyle tehlikeli gözükmüyordu. Gidip birkaçına selam verdim ve konuştum. Gayet sıcak kanlılardı. Çok olmayan paralarıyla yemek ısmarlamak isteyen bile oldu. Öğretiler tekrar karşıma çıkıyordu. Her bireyin deneyimi özneldir. Sürekli kalıplar oluşturup birbirimize paylaşıyoruz. Sonra başkaları tarafından oluşturulmuş bu kalıpların gözlükleriyle dünyayı inceliyoruz. Ön yargıları kırmadan saf bir deneyim sağlanamaz. Ayrıca her deneyim an a sadıktır. Bir an için geçerli olan diğer an için geçerli olmayabilir. Genelleme, önyargı gibi konseptler deneyimi filtreler. Filtrelenmiş deneyimde ürün bir insan oluşturur. Karış karış dünyayı gezse de bu kalıplara sahip insanlar birer üründür. 

Hostelden birkaç arkadaş edinip şehri turladık. 2 tane swiss gençle güzel yürüyüşler yaptık. Roma benim için gri bir şehirdi. Sakin, müthiş tarihi mimariler. Sokaklarda yürürken kendimi bir filmde oynuyor gibi hissediyordum. Her sokak bir sanat eseriydi. İnsanlar çok şık giyimli karizmatik ve güzeldiler. Sarı pantolonlu bir dedeyi gördükten sonra İtalya’nın bir moda ülkesi olduğunu anlamıştım. Gucci den aşağı giyinmeyen yaşıtlarımla kaynaşmakta zorlanıyordum. Roma, Prada bir şehirdi ben ise LC waikiki. Her ne kadar farklı fiyatlarda kıyafetler giysek de her ne kadar kadeh tutuşların farklı olsa da hepimiz insanız. Kendimizi veya onları farklı görerek insanlarla aramızda engeller koyuyoruz. Bu boşluk kişide yabancılaşma, yalnızlık gibi süreçler yaşatıyor. Herkesin çok farklı ve çok aynı olduğunu anladığımız noktada, insanlarla aramızda bir boşluk olmayacaktır. İnsanlar daha kolay bütünleşebilecektir. Bende kıyafetlerine aldırmadan, jilet gibi olan roma gençliğiyle güzel vakit geçirdim. 

2 gün daha geçirmiştim Roma da. Eşyalarıma hala kavuşamamıştım. Günde 5 6 saatlik yürüyüşler ve Roma’nın kavurucu sıcağından dolayı yeni kıyafetlerime ulaşmak istiyordum. Gün geçtikçe temiz roma halkı için sorun teşkil edecektim. Havalimanı maillerime ve telefonlarıma geç cevap veriyordu. Eşyaların çoktan elime geçmiş olması gerekiyordu.3.gün küçük çaplı krizler eşliğinde Hostelden ayrıldım ve havalimanının yolunu tuttum. Havalimanına gidip çıngar çıkaracaktım. Maksimum nem seviyesinde olan genç Erdem asit yağmuru yağdıracak idi. Havalimanına giden otobüse 7 Euro vermişti. Kafasında Euro kurunun bir yeri olmadığından zihni TL converter gibi çalışıyordu. Her para verme eyleminde canı acıyordu. Verdiği 7 Euro’nun hikmetine otobüste wifi vardı. Wifiye bağlandı ve maillerini kontrol etti. Birde ne görsün çantam havayolu tarafından hostele yollanmıştı. Hemen kendini otobüsten atıp geri hostele döndü. Çantası dedikleri gibi gelmişti. Eşyalarından bazıları çalınmış olsada insaflı davranmıştı hırsız. 

 Artık hostelde kalmıyorum ama odada arkadaşlarım vardı. Gizlice kapıyı açmalarını istedim.Avrupalılar böyle küçük yasadışı işlerde çok trip yaşıyorlardı. Odada boş yer yoktu ama yere küçük bir düzenek kurup rahat uyunur. Swiss gençler ve japon hanımımızın gözetmenliğinde eski t-shortumu değiştirme ayini yaptık. Özgürleşme ve temizlenme anımı kutladık. 

Hostelin 7/b odasında bir köşede geceyi geçirmiştim. Sabah daha güneş yeni doğmaya başlarken eşyalarımı toplayıp odadan ayrıldım ve tren garına gittim. On my way Floransa! 

You May Also Like

Çölde Bir Damla – Adem’in Yolu Bölüm 16 (Marakeş – SON)

Rainbow – Adem’in Yolu Bölüm 15 (Fas)

Tek’erlek – Adem’in Yolu Bölüm 14 (Marakeş)

Sar’hoş – Adem’in Yolu Bölüm 13 (Marakeş)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir